Ayhan Erel: Devletin Görevi Masumun Hakkını Korumaktır
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Erel, terörle mücadelede devletin rolünü vurgulayarak, suçluya umut dağıtmanın değil, masumun hakkını korumanın önemine dikkat çekti.

Ayhan Erel'in Açıklamaları
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Erel, terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'a yönelik "umut hakkı" tartışmalarına tepki gösterdi. Erel, yaptığı açıklamada, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış bir terör liderine umut aramanın, evladını kaybetmiş bir annenin acısını nasıl izah edileceğini sorguladı.
Erel, terörle mücadelede kararlılığın esas olduğunu belirterek, devletin katille mağduru eşitleyen bir dil kullanamayacağını vurguladı. Adaletin merhamet adı altında sulandırılamayacağını ifade eden Erel, "Umut hakkı" kavramının insan hakları bağlamında tartışılabileceğini, ancak terör suçları söz konusu olduğunda toplum güvenliği ve kamu vicdanının öncelikli olduğunu söyledi.
Devletin Temel Görevi
Erel, devletin temel görevinin suçluya umut dağıtmak değil, masumun hakkını korumak olduğunu belirtti. Terör eylemleriyle binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olan birinin "umut hakkı" söyleminin gündeme getirilmesinin, şehit ailelerinin acısını ve gazilerin fedakarlıklarını yok saymak olduğunu ifade etti.
Erel, adaletin eşitlik, tutarlılık ve kararlılık gerektirdiğini, hukukun milletin vicdanıyla çatışmaması gerektiğini vurguladı. Devlete silah doğrultmuş bir terör elebaşına umut hakkı tanımanın toplumu korumak değil, toplumsal hafızayı yaralamak olduğunu belirtti.
Hukukun Önemi
Erel, hukukta açılan her istisnanın, gelecekte başka istisnaların gerekçesi olabileceğine dikkat çekti. Terörle mücadelede kararlılığın en büyük güç olduğunu ifade eden Erel, bu kararlılığı zayıflatan her adımın terörle mücadeleyi zayıflatacağını belirtti.
Son olarak, Erel, devletin merhamet dağıtan bir yapı değil, adalet dağıtan bir yapı olması gerektiğini vurgulayarak, adaletin terörle arasına net bir çizgi çekmekten geçtiğini ifade etti.